28 Haziran 2010 Pazartesi

networ king

İlk insanların yaşadığı dönemleri anlatan belgesellerde bir oyuncu bulunup saç sakal eklenip üstüne hafif kambur durması da sağlanarak, kostüm vb. şeylerin de katkısı ile dönem havası yaratılmaya çalışılır.

Aşağıda görüleceği üzere bir oyuncu bulunursa ne hoş ama genelde görüntü aşağıdaki gibi değil onun altındaki gibi oluyor.





Aklıma takılan şu oldu. Bu dönemin insanları konuşma becerileri çok gelişmediği için gelişmiş sosyal becerilere de sahip değillerdi ama gene de yaşıyorlardı. İnsanoğlunun doyumsuz olması bu nokta da geçerli sanırım. Tabi bu "aç gözlülük" bir açıdan insanı geliştiririken, başka bir noktadan bakıldığında gene de yalnızlaştırıyor.

Twitter, facebook vs. ne olursa olsun insan yukardaki resimden çok da uzağa gidemedi mi acaba? Yoksa hala bir arabesk yazar olarak yalnız mıyız demeden duramıyorum kendime. En kalabalık partiler, en kalabalık gösteriler, en parlak kokteyller vs ne olursa olsun gene de evlerimize (inlerimize) kısmen de olsa yanlız dönüyoruz.

Peki bu yalnızlığın verdiği iç burukluğunun, can sıkıntısının nedeni ne? Yoksa atalarımızdan aldığımızı bir miras mı?

Hiç yorum yok: